Uncategorized

Göz Kapağı Düşüklüğü Ameliyatı

Göz kapağı düşüklüğü, hem estetik görünümü etkileyen hem de görme alanını daraltarak günlük yaşamı zorlaştıran yaygın bir problemdir. Tıbbi adıyla “ptozis” olarak bilinen bu durum, genetik faktörler, yaşlanma, kas zayıflığı veya travma gibi çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilir. Göz kapağının normalden fazla sarkması, kişiye yorgun ve yaşlı bir ifade verirken, ileri vakalarda görmeyi ciddi şekilde engelleyebilir.

Göz kapağı düşüklüğü ameliyatı, bu sorunu ortadan kaldırarak hem fonksiyonel hem de estetik bir iyileşme sağlar. Modern tekniklerle yapılan işlem sayesinde, daha genç ve dinç bir görünüm elde edilirken, görüş alanı da genişletilir. Göz kapağı düşüklüğü ameliyatı hakkında merak edilen tüm detaylara yazının devamında ulaşabilirsiniz.

Göz Kapağı Düşüklüğü Nedir?

Göz kapağı düşüklüğü, üst göz kapağının normalden daha aşağıda yer almasıyla ortaya çıkan bir sorundur. Tıbbi adıyla “ptozis” olarak tanımlanan bu durum, tek gözde ya da her iki gözde birden görülebilir. Hafif formlarda sadece estetik bir sorunken, ileri düzeydeki düşüklüklerde göz bebeği kapanabilir ve bu da kişinin görme alanını kısıtlayabilir. Bu nedenle sadece görünüm açısından değil, fonksiyonel olarak da tedavi edilmesi gereken bir problemdir.

Göz kapağı düşüklüğü çocukluk döneminden itibaren görülebilir ancak en sık yaşla birlikte göz kapağı kaslarının zayıflaması sonucu gelişir. Kişinin yüz ifadesi daha yorgun, üzgün ve yaşlı görünür. Estetik kaygılara yol açtığı gibi, özellikle okuma, araç kullanma gibi günlük aktivitelerde görüşü zorlaştırarak yaşam kalitesini olumsuz etkiler. Bu gibi durumlarda cerrahi müdahale ile göz kapağının ideal seviyeye getirilmesi mümkündür.

Göz Kapağı Düşüklüğü Neden Olur?

Göz kapağı düşüklüğünün en yaygın nedeni yaşlanmaya bağlı olarak kas dokularının gevşemesi ve zayıflamasıdır. Özellikle göz kapağını yukarı kaldıran “levator” kasının işlevini tam olarak yerine getirememesi, kapağın zamanla sarkmasına neden olur. Ancak yaşlanma dışında doğuştan gelen kas gelişim bozuklukları, göz kapağında geçirilen travmalar, sinir felçleri ve bazı nörolojik hastalıklar da göz kapağı düşüklüğüne yol açabilir.

Bazı kişilerde kontakt lens kullanımı, uzun süreli göz kapağı baskısı ya da geçirilmiş göz ameliyatları sonrasında da bu sorun gelişebilir. Göz kapağı düşüklüğü bazen ani şekilde ortaya çıkabilir ve bu durum, altında yatan ciddi bir sinir sistemi hastalığının belirtisi olabilir. Bu nedenle her göz kapağı düşüklüğü mutlaka uzman bir hekim tarafından değerlendirilmelidir.

Göz Kapağı Düşüklüğü Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Göz kapağı düşüklüğü ameliyatı, göz kapağını yukarı kaldıran kasın güçlendirilmesi veya yeniden şekillendirilmesi esasına dayanır. Genellikle lokal anestezi altında yapılan bu işlem sırasında, levator kasına müdahale edilerek göz kapağı istenen seviyeye getirilir. Hafif olgularda doku kaldırılması yeterli olurken, ileri vakalarda farklı teknikler uygulanabilir. Operasyon, hastanın durumuna göre 30 ila 60 dakika arasında tamamlanır.

Ameliyat sonrası iyileşme süreci hızlıdır. Hastalar genellikle aynı gün taburcu edilir ve birkaç gün içinde normal yaşamına dönebilir. Göz çevresinde hafif şişlik ya da morluk olabilir ancak bunlar kısa sürede geçer. Estetik sonuçlar genellikle doğal görünür ve hem fonksiyonel hem de görsel açıdan tatmin edicidir. Göz kapağı düşüklüğü ameliyatı, hem daha genç bir görünüm kazandırır hem de görüş kalitesini artırır.

Göz Kapağı Düşüklüğü Ameliyatı Kaç Saat Sürer?

Göz kapağı düşüklüğü ameliyatı genellikle kısa sürede tamamlanan bir işlemdir. Ameliyatın süresi hastanın durumuna, göz kapağındaki düşüklüğün derecesine ve uygulanacak cerrahi tekniğe göre değişmekle birlikte, ortalama 30 ila 60 dakika arasında sürer. İşlem çoğu zaman lokal anestezi altında yapılır, bu da hastanın aynı gün taburcu olabilmesini sağlar.

Eğer göz kapağı düşüklüğü her iki gözde mevcutsa, cerrahi süre biraz daha uzayabilir ancak toplamda yine 1 saati aşmaz. Bazı özel durumlarda genel anestezi tercih edilebilir, bu durumda hazırlık ve iyileşme süresi biraz daha uzun olur. Ameliyat sonrası hasta kısa bir süre göz çevresinde hafif ödem ve morluk yaşayabilir, ancak çoğunlukla aynı gün evine dönebilir.

Göz Kapağı Düşüklüğü Görmeyi Etkiler mi?

Evet, özellikle ileri düzeydeki göz kapağı düşüklüğü vakalarında görüş alanı önemli ölçüde daralabilir. Göz kapağı göz bebeğini kapattığında kişi üstten gelen ışığı alamaz ve önünü net göremez hale gelebilir. Bu durum günlük yaşamı doğrudan etkiler; okuma, araç kullanma ya da karşıdan gelen kişiyi fark etme gibi aktivitelerde sorun yaşanabilir.

Çocukluk döneminde görülen göz kapağı düşüklüğü ise daha ciddi sonuçlara yol açabilir. Göz tembelliğine ve kalıcı görme kaybına neden olabileceği için erken dönemde müdahale edilmesi büyük önem taşır. Bu nedenle göz kapağında düşüklük fark edildiğinde, zaman kaybetmeden uzman bir hekime başvurulmalı ve gerekli tedavi planlaması yapılmalıdır.

Göz Kapağı Ameliyatı Estetik Amaçla Yapılır mı?

Evet, göz kapağı ameliyatları sadece tıbbi nedenlerle değil, estetik kaygılarla da yapılabilir. Göz kapağında yaşa bağlı oluşan sarkmalar, yorgun ve yaşlı bir ifade oluşturabilir. Bu durum kişinin kendini rahatsız hissetmesine neden olabilir. Estetik amaçlı yapılan göz kapağı ameliyatlarında, fazla deri ve kas dokusu alınarak göz çevresine daha genç ve dinç bir görünüm kazandırılır.

Bazı hastalarda hem estetik hem de fonksiyonel nedenler bir arada bulunabilir. Bu gibi durumlarda yapılan müdahale, hem görme alanını genişletir hem de yüz ifadesini daha canlı hale getirir. Estetik göz kapağı ameliyatları, uzman ellerde yapıldığında doğal ve simetrik sonuçlar verir, kişinin yüz ifadesini olumlu yönde değiştirir.

Göz Kapağı Düşüklüğü Ameliyatı Riskli mi?

Göz kapağı düşüklüğü ameliyatı, uzman bir hekim tarafından yapıldığında genellikle güvenli ve başarılı sonuçlar veren bir işlemdir. Ancak her cerrahi işlemde olduğu gibi bu operasyonun da bazı riskleri olabilir. En sık görülen yan etkiler arasında geçici şişlik, morluk, hafif asimetri ve göz kapağında geçici gerginlik hissi yer alır. Nadir durumlarda enfeksiyon, aşırı kanama ya da göz kapağının istenenden fazla veya az kaldırılması gibi komplikasyonlar yaşanabilir.

Bu tür riskler, cerrahi deneyimi yüksek bir göz hastalıkları ya da plastik cerrahi uzmanı tarafından yapılan işlemlerde oldukça düşüktür. Ameliyat öncesi detaylı değerlendirme ve planlama ile riskler minimuma indirgenir. Ayrıca operasyon sonrası hekimin önerilerine uyulması ve iyileşme sürecinin dikkatle takip edilmesi, olası sorunların önüne geçilmesini sağlar.

Göz Kapağı Ameliyatı Sonrası İyileşme Süreci

Göz kapağı düşüklüğü ameliyatı sonrası iyileşme süreci genellikle hızlı ve konforlu geçer. Ameliyatın ardından göz çevresinde hafif ödem, morluk ve gerginlik hissi olabilir. Bu belirtiler genellikle 5 ila 7 gün içinde azalır. Göz çevresine buz uygulamak ve başı yüksekte tutmak, şişliklerin daha çabuk inmesini sağlar. Hastaların çoğu birkaç gün içinde günlük hayatına dönebilir.

Dikişler genellikle 5 ila 7 gün içinde alınır. Bu süreçte makyaj yapmaktan, gözleri ovalamaktan ve tozlu ortamlardan kaçınılması gerekir. Tam iyileşme ve estetik sonucun oturması ise genellikle 2 ila 4 hafta arasında tamamlanır. Ameliyat sonrası kontroller aksatılmamalı, hekim önerilerine titizlikle uyulmalıdır.

Göz Kapağı Düşüklüğü Ameliyatsız Tedavi Edilir mi?

Göz kapağı düşüklüğünün şiddetine göre bazı hafif vakalarda ameliyatsız yaklaşımlar denenebilir. Botoks enjeksiyonları, geçici olarak göz kapağının biraz daha kalkmasını sağlayabilir ancak bu etki sınırlıdır ve sadece estetik amaçlı uygulanabilir. Ayrıca bazı özel kontakt lensler, kapağı mekanik olarak yukarıda tutarak geçici bir çözüm sunabilir.

Ancak bu tür yöntemler kalıcı sonuç vermez ve genellikle fonksiyonel sorunu olan, görüşü etkileyen vakalarda yeterli olmaz. İleri derecedeki düşüklüklerde ya da çocuklarda göz tembelliği riski varsa, ameliyat dışı yöntemler yetersiz kalır. Bu nedenle kalıcı ve etkili bir çözüm için cerrahi müdahale genellikle en doğru seçenektir.

Göz Kapağı Ameliyatı Sonrası İz Kalır mı?

Göz kapağı ameliyatı sonrasında iz kalma riski oldukça düşüktür. İşlem, doğal göz kapağı katlanma çizgisinden yapıldığı için kesi izi çoğunlukla görünmez hale gelir. İlk günlerde hafif kızarıklık ya da dikiş izleri olabilir ancak bunlar zamanla solar ve cilt dokusuna uyum sağlar. Estetik kaygı taşıyan hastalar için bu yönüyle oldukça avantajlıdır.

Deneyimli cerrahlar tarafından uygulanan operasyonlarda iz genellikle belli belirsiz olur ve dışarıdan fark edilmez. Yara iyileşme sürecinde güneşten korunmak ve hekimin önerdiği kremleri kullanmak izlerin tamamen kaybolmasına yardımcı olur. Cilt yapısı çok hassas olan kişilerde iz oluşma süreci biraz daha uzun sürebilir ancak kalıcı iz neredeyse hiç oluşmaz.

Göz Kapağı Düşüklüğü Tek Gözde Olabilir mi?

Evet, göz kapağı düşüklüğü sadece tek gözde görülebilir ve bu oldukça yaygın bir durumdur. Tek taraflı ptozis, doğuştan olabileceği gibi sonradan da gelişebilir. Kas zayıflığı, sinir hasarı, geçirilmiş travmalar ya da bazı nörolojik hastalıklar bu duruma yol açabilir. Tek gözdeki düşüklük estetik açıdan belirgin olduğu için hastalarda daha fazla rahatsızlık yaratabilir.

Ayrıca tek gözdeki kapağın düşük olması, yüzün simetrisini bozarak kişinin ifadesini etkiler. Bu nedenle hastalar hem fonksiyonel hem de estetik nedenlerle tedavi olmayı tercih eder. Tedavi sürecinde her iki göz kapağı da değerlendirilerek simetrik ve doğal bir sonuç hedeflenir.

Göz Kapağı Ameliyatı Devlet Karşılıyor mu?

Göz kapağı düşüklüğü ameliyatı, eğer sadece estetik bir amaçla yapılıyorsa SGK tarafından karşılanmaz. Ancak düşüklük kişinin görüş alanını daraltıyor, günlük yaşamını olumsuz etkiliyor ya da göz sağlığını tehdit ediyorsa bu durumda “medikal zorunluluk” olarak değerlendirilir. Böyle durumlarda ameliyat, devlet hastanelerinde ya da SGK anlaşmalı kurumlarda ücretsiz olarak yapılabilir.

Tedaviye uygunluk ve geri ödeme durumu, göz muayenesi sonrası doktorun vereceği tıbbi rapor ile netleşir. Estetik amaçlı yapılan müdahalelerde tüm masraflar hastaya ait olurken, fonksiyonel şikayetleri olan bireylerde devlet desteğiyle tedavi mümkündür. Detaylı bilgi için ilgili sağlık kurumuna başvurmak gerekir.

Göz Kapağı Ameliyatı Sonrası Morluk ve Şişlik

Göz kapağı ameliyatı sonrasında morluk ve şişlik oluşması oldukça normaldir ve vücudun iyileşme sürecine verdiği doğal bir tepkidir. Özellikle ilk birkaç gün göz çevresinde belirgin ödem ve morarma görülebilir. Bu durum genellikle 5 ila 7 gün içinde azalır, tamamen geçmesi ise 10 ila 14 günü bulabilir. Göz çevresine aralıklı olarak soğuk kompres uygulanması, şişliğin kontrol altına alınmasına ve morlukların daha hızlı iyileşmesine yardımcı olur.

Morluk ve şişlik, kişinin cilt yapısına, ameliyatın süresine ve uygulanan tekniğe göre farklılık gösterebilir. Ameliyat sonrası başın hafif yüksekte tutulması, ağır fiziksel aktivitelerden kaçınılması ve reçete edilen ilaçların düzenli kullanılması iyileşme sürecini hızlandırır. Bu etkiler geçicidir ve genellikle kalıcı iz bırakmadan düzelir.

Göz Kapağı Düşüklüğü Doğuştan Olabilir mi?

Evet, göz kapağı düşüklüğü doğuştan olabilir ve bu duruma konjenital ptozis adı verilir. Genellikle göz kapağını kaldıran “levator” kasının gelişim bozukluğundan kaynaklanır. Doğumdan itibaren fark edilen bu düşüklük, hafif olabileceği gibi ciddi seviyede de olabilir. Erken yaşta fark edilip tedavi edilmediğinde göz tembelliğine yol açabilir ve çocuğun görme gelişimini olumsuz etkileyebilir.

Doğuştan göz kapağı düşüklüğü olan çocuklar, bazen başlarını geriye eğerek veya kaşlarını yukarı kaldırarak görüş alanlarını artırmaya çalışır. Bu da zamanla duruş bozukluklarına yol açabilir. Bu nedenle özellikle tek taraflı ve belirgin düşüklüklerde, çocukluk döneminde tedaviye başlanması önemlidir. Tedavi genellikle cerrahi müdahale ile yapılır.

Göz Kapağı Estetiği Kaç Yaşında Yapılır?

Göz kapağı estetiği, genellikle 35 yaş ve sonrasında tercih edilir çünkü bu yaşlardan itibaren göz çevresindeki kas dokusu gevşemeye, deri fazlalığı oluşmaya ve sarkmalar belirginleşmeye başlar. Ancak genetik yatkınlık, yaşam tarzı ve çevresel faktörlere bağlı olarak daha erken yaşlarda da ihtiyaç duyulabilir. Yorgun ve yaşlı görünüme neden olan kapak sarkmaları, kişinin özgüvenini etkiliyorsa, cerrahi müdahale daha erken yaşta da yapılabilir.

Öte yandan, estetik dışı nedenlerle, yani görme alanını kısıtlayan ya da göz sağlığını tehdit eden durumlarda yaş sınırlaması daha esnektir. Bu tür medikal zorunluluklarda kişinin yaşı değil, göz kapağı düşüklüğünün şiddeti ve etkileri değerlendirilerek karar verilir. Tedaviye uygunluk her zaman uzman doktorun muayenesiyle belirlenir.

Göz Kapağı Düşüklüğü Ameliyatı Fiyatları 2026

2026 yılı göz kapağı düşüklüğü ameliyatı fiyatları, hastanın ihtiyaç duyduğu müdahalenin kapsamına, düşüklüğün derecesine ve işlemin uygulanacağı sağlık kuruluşuna göre değişkenlik gösterebilir. Ameliyat tek taraflı ya da çift taraflı yapılabilir; bazı durumlarda estetik amaçla ilave işlemler de gerekebilir. Bu tür detaylar, toplam maliyet üzerinde doğrudan etkili olur.

Göz kapağı düşüklüğü, sadece estetik değil, aynı zamanda fonksiyonel bir sorundur. Alanında uzman doktorlarımız tarafından planlanan bu işlem sayesinde hem daha genç bir görünüm elde edilir hem de görüş alanınız iyileştirilir. Göz kapağı düşüklüğü ameliyatı fiyatları hakkında detaylı bilgi almak ve size özel bir tedavi planı oluşturmak için hemen bizimle iletişime geçin.

Sık Sorulan Sorular

Ameliyattan Sonra Göz Simetrisi Sağlanır mı?

Operasyonun en önemli amaçlarından biri iki göz kapağı arasındaki simetriyi sağlamaktır. Cerrahi sırasında yapılan ölçümler ve kullanılan teknikler sayesinde kapaklar olabildiğince simetrik hale getirilir. Küçük farklılıklar kişiden kişiye değişebilir ancak genel olarak daha dengeli ve doğal bir görünüm elde edilir.

Göz Kapağı Düşüklüğü Genetik mi?

Bu problem bazı kişilerde doğuştan görülebilir ve genetik faktörler önemli bir rol oynayabilir. Özellikle aile bireylerinde pitozis öyküsü bulunanlarda benzer sorunların ortaya çıkma ihtimali yüksektir. Doğuştan gelen durumlarda kapağı kaldıran kas yeterince gelişmemiştir. Bunun dışında sonradan gelişen pitozis genetikten bağımsız olarak yaşlanma, travma, sinir hasarı veya kas zayıflığına bağlı olabilir. Yani genetik yatkınlık riski artırır ancak tek neden değildir.

Ameliyat sonrası dikişler ne zaman alınır?

Dikişler genellikle 5 ila 7 gün arasında alınır. Bu süre boyunca göz kapağı temiz tutulmalı, dikiş bölgesine herhangi bir makyaj ürünü veya kimyasal madde sürülmemelidir. Dikişler alınırken işlem ağrısızdır ve iz kalma riski oldukça düşüktür. Dikişlerin erken ya da geç alınması, iyileşme sürecini olumsuz etkileyebileceği için doktorun belirlediği kontrol günü ihmal edilmemelidir.

Göz kapağı ameliyatı ağrılı mı?

Göz kapağı ameliyatı, lokal anestezi altında yapıldığı için işlem sırasında herhangi bir ağrı hissedilmez. Ameliyat sonrası ise genellikle hafif dereceli bir batma, gerginlik ya da hassasiyet olabilir. Bu tür rahatsızlıklar geçicidir ve basit ağrı kesicilerle kontrol altına alınabilir. Şiddetli ya da uzun süren ağrı görülmez. Operasyon sonrası konforlu bir iyileşme süreci yaşanır.

Göz kapağı ameliyatı sonrası makyaj ne zaman yapılır?

Göz kapağı ameliyatı sonrası makyaj yapmaya genellikle dikişlerin alınmasından ve cilt iyileşmesinin başlamasından sonra, yani ortalama 10 ila 14 gün sonra izin verilir. Bu süre cildin hassasiyetine göre uzayabilir. Göz çevresine uygulanan ürünlerin hipoalerjenik, hijyenik ve doktor onaylı olması önemlidir. İyileşme tamamlanmadan yapılan makyaj enfeksiyon riskini artırabilir.

Göz kapağı düşüklüğü tekrar eder mi?

Doğru teknikle ve deneyimli bir cerrah tarafından yapılan operasyonlarda göz kapağı düşüklüğünün tekrarlama riski oldukça düşüktür. Ancak yaşa bağlı olarak zaman içinde göz kapağında yeniden gevşeme veya ciltte sarkma gelişebilir. Bu durum çoğunlukla önceki kadar belirgin olmaz ve yeni bir müdahale gerektirmez. Uzun süreli kalıcılık sağlamak için düzenli kontroller faydalı olur.

Ameliyatsız yöntemler etkili olur mu?

Göz kapağı düşüklüğünde bazı hafif vakalarda ameliyatsız yöntemler denenebilir. Örneğin botoks enjeksiyonları ya da özel kontakt lensler geçici bir iyileşme sağlayabilir. Ancak bu yöntemlerin etkisi sınırlıdır ve genellikle sadece estetik olarak hafif düzensizlikleri gidermek amacıyla uygulanır. Görme alanını kapatan, ileri düzeydeki düşüklüklerde cerrahi müdahale dışında kalıcı bir çözüm bulunmaz.

Göz kapağı estetiği ile görme düzelir mi?

Eğer göz kapağı düşüklüğü, göz bebeğini kapatarak görüş alanını daraltıyorsa, ameliyat sonrası görmede belirgin bir düzelme sağlanır. Görme açısının genişlemesi özellikle yukarıya bakarken fark edilir. Hem estetik hem fonksiyonel fayda sunan bu operasyon, kişinin günlük yaşamını kolaylaştırırken yüz ifadesini de gençleştirir.

Bu ameliyat sigorta kapsamında mı?

Göz kapağı ameliyatı, eğer yalnızca estetik amaçla yapılıyorsa SGK veya özel sigorta tarafından karşılanmaz. Ancak düşüklük, görme alanını kısıtlıyorsa veya tıbbi açıdan zorunlu görülüyorsa, işlem sağlık sigortası kapsamında değerlendirilebilir. Devlet hastanelerinde veya SGK anlaşmalı özel kurumlarda doktor raporu doğrultusunda işlem ücretinin bir kısmı ya da tamamı karşılanabilir.

Ameliyat sonrası işe dönüş süresi nedir?

Ameliyat sonrası işe dönüş süresi genellikle 4 ila 7 gün arasındadır. Masa başı çalışanlar birkaç gün içinde rahatlıkla işlerine dönebilirken, fiziksel efor gerektiren işlerde çalışanlar için iyileşme süreci biraz daha uzun olabilir. Şişlik ve morlukların büyük ölçüde geçtiği 1 hafta sonunda çoğu hasta sosyal hayatına ve işine rahatlıkla devam edebilir.

Göz kapağı ameliyatı kalıcı sonuç verir mi?

Evet, göz kapağı düşüklüğü ameliyatı kalıcı sonuçlar sağlar. Göz kapağını kaldıran kas güçlendirilir ya da yeniden yapılandırılır ve bu sayede göz kapağı ideal pozisyona getirilir. Ancak yaşlanma, cilt elastikiyetinin azalması gibi doğal süreçler nedeniyle yıllar içinde yeni sarkmalar oluşabilir. Bunlar genellikle ilk durumu kadar belirgin değildir.

Göz kapağı ameliyatı sonrası güneşe çıkılır mı?

Ameliyat sonrası ilk 2 hafta doğrudan güneş ışığına maruz kalmaktan kaçınılmalıdır. Cilt henüz hassas olduğu için güneş ışığı morlukları artırabilir ve iyileşme süresini uzatabilir. Dışarı çıkarken şapka ve güneş gözlüğü kullanmak cildi korur. Güneş koruyucu ürünler ise doktor önerisiyle kullanılabilir.

Göz kapağı düşüklüğü göz tembelliği yapar mı?

Evet, özellikle çocuklarda göz kapağı göz bebeğini kapatacak kadar düşükse, göz yeterince uyarı alamaz ve bu durum “ambliyopi” yani göz tembelliği gelişmesine yol açabilir. Bu kalıcı bir görme kaybı yaratabileceği için erken tanı ve tedavi büyük önem taşır. Göz tembelliği riski olan çocukların zaman kaybetmeden uzman değerlendirmesine alınması gerekir.

Operasyon lokal mi genel anesteziyle mi yapılır?

Göz kapağı düşüklüğü ameliyatı çoğu zaman lokal anestezi ile yapılır. Bu sayede hasta işlem sırasında uyanık olur ancak ağrı hissetmez. Çocuklarda, genel anestezi tercih edilir çünkü işlem sırasında sabit kalmaları zordur. Bazı özel durumlarda yetişkinlerde de genel anestezi uygulanabilir. Hangi anestezinin uygulanacağına doktor muayenesinden sonra karar verilir.

author-avatar

Hakkında Yıldız Acar Ebcim

Op. Dr. Yıldız Acar Ebcim, tıp eğitimini 2003–2009 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde tamamlamıştır. 2011 yılında İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Göz Hastalıkları ihtisasına başlamış; yoğun klinik ve cerrahi deneyimin ardından 2015 yılında Göz Hastalıkları Uzmanı unvanını almıştır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir